Turuncu Hüzünler - İsmet Emre



Günlük hayatta karşılaştığımız ve karşılaşacağımız birçok meseleyi farklı bir dille masaya yatıran yazar ilişkilerin doruk noktasında kriz yaşanılması doğaldır derken aslında yazdığı metinin çarpıcılığından bahsediyor. Evet eserde tam bir meseleyi çözüp rahata erecekken bambaşka bir meselenin ağırlığıyla yakalıyor yazar yakamızdan.

Aştan bahsediyor, yıldızdan, kederden, sevgiden, gurbetten, vuslattan, öfkeden, sükûnetten, ölümden, türküden, melankolik sancılardan..

İki yıldızın astronomik hayatı, birbirinde kaybolmuş iki aşığın haline benzetilir eserde. Zira bir yıldız diğer yıldıza baka baka varlığını unutur ve onun gökyüzü olur. Kendi yok olur, aşk doğar.

Barbar Kentler Dost Şehirler - Semih Akşeker


Barbar Kentler Dost Şehirler kitabı; Karakum Yayınevi etiketiyle raflardaki yerini aldı. Çalışmada, kentlerin geçmişine doğru iz sürüyoruz. Önce köyleri, sonra mezraları ve nihayetinde mağaralara ulaşıyoruz. Peki ya öncesinde neler vardı sorusunu da sormadan edemiyoruz.

İşte tam da bu noktada, Barbar Kentler Dost Şehirler kitabı ile karanlık kentlerin dehlizlerinde bir yandan sermaye kurbanlarının çığlıklarına şahit olmaya bir yandan da mağaradan öncesini arayamaya doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.

Semih Akşener imzasını taşıyan kitap, kulaklarımıza ilk olarak şunu fısıldıyor: “Hiç bir kent bakir doğmadı. Uygarlıkların göbekleri kanla göz yaşı ile kesildi.”

Anadolu'nun Kronikleri Raflardaki Yerini Aldı


ANADOLU’NUN KRONİKLERİ

Epik ve Menkıbevi Destan Dünyasına Giriş
M. Olgay Söyler


M. Olgay Söyler'in kaleme aldığı Anadolu'nun Kronikleri kitabı, Kasım 2019'da raflardaki yerini aldı. Karakum Yayınevi etiketiyle yayımlanan kitapta, Türklerin eski inanç sistemlerinin günümüze yansımalarını ve şaman-evliya motifi arasındaki devamlılığın izlerini görebiliyoruz.

Anadolu'yu mayalayan evliyaların yaşam öykülerini, onların bu topraklara ektikleri hayat tohumlarını okurken geçmiş ile günümüz arasında kısa bir yolculuğa çıkıyoruz. Anadolu'nun epik ve menkıbevi dünyasını şekillendiren inanmalar, fikirler hangileriydi? Şamanlar ile ozanlar arasındaki kopmaz bağlar nelerdir? Kitap, işte bunlara benzer nitelikteki soruların cevaplarını içerisinde barındırıyor. Ayrıca okurlarına Sarı Saltık Gazi, Battal Gazi ve Danişmend Gazi'nin hayatlarına dair daha önce hiçbir yerde yazılmamış bilgiler sunuyor.

Kutlu Altay Kocaova'nın kaleminden Bozkırın Savaşçısı


28.09.2019 i’tibâriyle yayınlanan ilk romanım olan Bozkırın Savaşçısı’nın üçüncü baskısı, Karakum Yayınları tarafından yayınlandı. Şimdi bakıyorum da, Kasım 2009’da yazmaya başlamışım. Yâni on yıl evvel… Bir buçuk yılda da bitirmişim.

Bozkırın Savaşçısı, Türklerin kendi aralarında dökülen kanı anlatan bir eser. Ama bunun birlikte, oradan oraya savrulan, hayâtına bir amaç katmak isteyenlerin ve bunu yapmaya çalışırken de, mücâdele edenlerin hikâyesi.

Eser, ilk olarak 2015 yılında Güneş Yayınları (adı sonradan Aygan olarak değişti) tarafından yayınlandı. Yâni romanı yazdıktan sonra 3,5 yıl beklemek zorunda kaldım. İlk kez yayınlanana kadar birçok yayınevi, yayınlamak için teklif gönderdi. Bu sürede bu yayınevlerinin iç yüzünü de görme fırsatı elde ettim. Yâni bu romanın ilk yayınlanışı üzerinden 4,5 yıl; yazımının tamamlanması üzerinden yaklaşık sekiz yıl, yazmaya başlamamın üzerinden ise yaklaşık on yıl geçmiş. Hikâyeyi oluşturmanın üzerinden ise en aşağı on beş yıl. İlk ne zaman kurgulamaya başladığımı ise ben bile hatırlamıyorum.

Bozkırın Savaşçısı, Bir Yalnız Savaşçının Dilinden... - Kutlu Altay Kocaova


“İşte, yine savaş. Yine Türk, Türk’ü kıracak. Yine Türk kanı akacak. Çinliler, Araplar, Sartlar bizi kurt gibi kemirmek isterken, neden biz sürekli birbirimizle didişiyoruz?
Neden bir iktîdâr uğruna, kardeş kanı akıtıyoruz? Önce Kağan’a isyân, sonra Kırgızlara saldırı ve Arslan Bey’in ölümü, Hazarlarla savaş ve şimdi de Oğuzlar…
Bu insanlarla berâber savaşmış olmak, ne yazık! Bunlar için Türk kanı akıttım. O öldürdüğüm Hazar askerleri için ancak şimdi üzülüyorum. Ama ne yapabilirdim? Yapacak bir şeyim yoktu ki. Tek başıma direnemezdim. Ama şimdi buradayım. Oğuzlarla berâberim ve savaşacağım. Kendi kanıma karşı son kez savaşacağım.
Eğer bu savaştan da ölmeden çıkarsam, kılıcımı, okumu ve mızrağımı, Türklere karşı hiçbir savaşta kullanmayacağım.”

Kitabımızı incelemek ve temin etmek için: