Weysel Paradoksu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Weysel Paradoksu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kaybolmuş bir insan kadar kendine dönük biri yoktur - Hasan Yurtoğlu


Söyleşen: Yağız Gönüler
Hasan Yurtoğlu, Weysel Paradoksu kitabından yola çıkarak söylersem, çok cesur bir yazar. Düşünün ki “felsefe yoğun” bir roman yazıyorsunuz ve bu mayından farksız metni yepyeni bir yayınevinden neşrediyorsunuz. Sanırım şifre, işin samimiyetinde. Hani hep tekrarlarız ya Neşet Ertaş’ın o meşhur cevabını; yaşamadığın türküyü yakmamak meselesi…
Weysel Paradoksu ciddi bir yankı buldu. Dergilerde hakkında inceleme yazıları yazıldı. Derken Hasan Yurtoğlu yeni bir romanla geldi: Pathika.

"Veysel kuvvetli bir skandal algısına sahip" - Hasan Yurtoğlu


Söyleşen: Binnur Karyağdı

Romanlarınıza yakından baktığımızda alışılageldik türün dışında kalıyor. Bu farklılığı deneysel olarak adlandırabilir miyiz ya da sizin deneysel bir amacınız var mıydı?

Hayır, kesinlikle böyle bir kaygıyla hareket edilmiş değil. Ben daha ziyade anlatacaklarımla ilgiliydim ve beni asıl yönlendiren onları etkili sayılabilecek bir şekilde anlatma isteğim olmuştur. Weysel Paradoksu yıllar yılı biriktirdiğim ve notlar olarak kaydettiğim tasarıların üst üste binmesiyle oluşmuş bir yapıt. Hakkı Özdemir Beyin isabetle işaret ettiği gibi bir roman olmaktan çok bir anti-roman diyebilirim. Günlüğün, mektubun, şiirin, hikâyenin iç içe geçtiği… Aşk olmasa, aşkın kara sevda adı verilen biçimi olmasa ki ben aşkı sadece kara sevda olarak anlamaya yatkınım, çoğu kişinin kendini keşfi diyebileceğimiz şey gerçekleşmiyor. Kara sevda üzerinden sınanan benliğin hikâyeleri. Edebiyatın önemli bir kısmı buna ilişkin değil mi? Çoğumuzun edebiyata giriş kapımız da bundan başkası değil zaten. Bize bir dizeyi ezberleten koşullar…

Görmeden sevmenin kontrollü cinnetin romanı


Romanımızın kahramanı Veysel her şeyden maraz çıkaran bir tip değil. Aksine yoğun düşünen, duygulu bir karakter. Duygularını dizginlemek için bazen “kendileriyle savaşanlar” arasına katılıyor, bazen de “dost elinden gel olmazsa varılmaz” diyor. İlk paradoksunu da her çocuklukta olduğu gibi babasıyla yaşıyor. Alışkanlıklarını seven, daima aynı insanlarla ve aynı mekânlarda vakit geçirmekten sıkılmayan, gizli bir entelektüel aslında Veysel. Bunun için de “bıraktığınız yerde bulabilirsiniz beni” diyor. Alıştı mı bir şeye, onu seviyor, bağlanıyor ve memnun kalıyor. Pek şikâyet etmiyor bu sevgiden. İlle de açıklama yapmasına gerek varsa bunu bir ‘şükretme tarzı’ olarak görüyor. Sonra da patlatıyor bombayı: “Şeylerin açık seçikliğine inanıyorum ben. Bulanık zihinler var sadece.”

Weysel Paradoksu - Hasan Yurtoğlu


“Benim de aforizmalarım olacak, ismimle anılan bir paradoksum. Veysel Paradoksu. Russel paradoksuyla da kafiyeli, ne güzel… Arkadaşlar Veysi paradoksu, oğlum babamın paradoksu diyecek. Belki seans bitmeden bulurum. Sevgilimin paradoksu diyecek Selma, öbür kızlara hava basacak. Nasıl heyecanlanıyorum düşündükçe. Annem dikili bir ağacım yok diye üzülmeyecek, öyle ölümsüzlüğe filan aklı ermez; oğlumun paradoksu var diyecek komşu kadına. Ya öyle mi? Hayırlı olsun! Bizim oğlan da kooperatife yazılmış diyecek, o da.”