Terör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Terör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Din ve Terör - Dr. Muhammed Naim Naimi

Günümüzde terörün sıcak bir şekilde cereyan ettiği coğrafyalar genel anlamda, İslam’ın hâkim olduğu Ortadoğu ve Orta-Güney Asya bölgeleri olarak ön plana çıkmaktadır. Ağırlıklı olarak bu bölgelerde varlığını sürdüren terör örgütleri, destekçileri olan emperyalist güçlerin belirlediği amaçlar uğruna İslam dinini istismar etmeye devam etmektedirler. Bunun sonucunda özellikle Batı kamuoyunda, İslam ile terörün yan yana kullanılması, bilinçli, planlı ve programlı olarak idame ettirilmeye başlamıştır.  Hâlbuki İslam dini başta olmak üzere hiçbir ilahi dinin, terör dâhil her türlü haksızlık, zulüm, baskı, şiddet vb. durumlara izin vermediği aşikârdır. Dolayıyla Taliban Hareketi ve benzeri dini motifli terör örgütlerinin, yaptıkları ve izledikleri terör menşeli politikayla İslam’a zarar verdikleri görülmektedir. Taliban gibi dini, kendine özgü bir anlayışla kitlelere dikte eden illegal örgütlenmelerin, din ve dini değerlerle uzaktan yakından alakaları olmadığı gibi din adına yürüttükleri eylemleri ve söylemleri de hamilerinin menfaatleri ve direktifleri ile sürdürülmektedir.

Stratejik İletişim - Dr. Rıza Güler

Günümüz güvenlik ve iletişim ortamında bir devletin, belirlenen stratejik hedeflere ulaşmak, bekası ve çıkarlarını koruması maksadıyla, tüm millî güç unsurlarının etkinliğini ve saygınlığını artıracak şekilde iletişim stratejilerini oluşturması en önemli problem sahalarından birisidir.

Dr. Rıza Güler, güvenlik alanında bilimsel olarak doğru ve etkili bir iletişim stratejisinin oluşturulması, yönetilmesi ve uygulanması konusunda yol gösterici bir kaynağı bizlerin dikkatine sunuyor. Stratejik iletişimin; algı yönetimi, halkla ilişkiler, kamu diplomasisi, bilgi harbi, psikolojik harp ve propaganda kavramlarıyla ilişkisini ortaya koyarak stratejik, operatif ve taktik seviyelerde uygulanabilecek örnek bir model öneriyor.

Kültürel İstihbarat - Dr. Yusuf Özer

Günümüzdeki çatışma ortamları bir önceki yüzyıla oranla daha karmaşık ve daha değişken bir durumdadır. Devletlerin yanı sıra asimetrik tehdit olarak görülen devlet dışı aktörlerin de sahaya inmesiyle durum daha da karmaşıklaşmış, savaş ve barış hali ayırt edilemez olmuştur. Bununla birlikte mücadele yöntemlerinde de önemli değişiklikler yaşanmıştır.

İstihbarat, simetrik ve asimetrik tehditlerle mücadele için üzerinde değişimin yaşanmasının şart olduğu alanlardan birisi ve belki de en önemlisidir. Geleneksel savaşlarda önemli bir yer tutan klasik İstihbarat yöntemleri, toplum-merkezli çatışmaların yoğunlaşması ile birlikte farklı bir hal almıştır.