İşçi, emek, sendika denildiğinde ilk akla gelen sol tandanslı
ideolojiler oluyor. Bu kavramlar sosyalizmin tekelindeymiş gibi bir düşünce
dogmatikleşmiş durumda. Bu düşüncenin oluşmasında sağ ve muhafazakâr
eğilimlerin payı muhakkak çok büyük lakin sol ideolojilerin temel dinamiği olan
çatışmacı kurama dayalı söylem ve eylemleri de bir o kadar etkin. Sağ eğilimler
(kendilerince) ‘uzlaşmacı’ tavırları sebebiyle iktidar ve sermayeyle uyumlu
şekilde ilişkilendirilirken, sol eğilimler ‘muhalif’ tavırları nedeniyle
iktidar ve sermayenin karşısında konumlandırılmışlardır. Sağ eğilimin duruşu
iktidar ve sermayenin lehine yorumlanırken, solun tavrı işçinin ve emeğin
hakkını korumaya endeksli hale getirilmiştir. Dolayısıyla, işçi ve emek söz
konusu olduğunda bu kavramların daha çok sol eğilimlerin lehine
ilişkilendirilmesi -bir anlamda- doğal bir sonuç.
İsyan ile İtaat Arasında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsyan ile İtaat Arasında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsyan ile İtaat Arasında - Kemal Temel
"Bu çalışma, Türkiye’de İslamcılığın geçirdiği dönüşümleri ve buradan ortaya çıkan pratiklerin bir toplumsal hareket biçimine dönüşmesini, bu yeni hareketin sendikal alanda (Hak-İş) işçilere sağladığı toplumsal tabanı tartışmaktadır. II. Meşrutiyet döneminden günümüze İslamcılığın geçirdiği evreler oldukça dikkat çekicidir. İslamcılık, Osmanlı’nın son döneminde devleti kurtarma ideolojisi olarak ortaya atılırken, erken cumhuriyet döneminde toplumsal güç dağılımına itirazın bir tarafı haline getirmiştir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

