"Tebriz'den Masallar: İran Türklerinden Derlenen Metinler" Çıktı!

Daha önce yüksek lisans tezinden uyarlanan ve 2017’de yayımlanan “Türklerin Şeytani Masalları: Türk Masal ve Efsanelerinde Demonik Varlıklar” ve Mehmet Berk Yaltırık ile birlikte hazırladıkları, 2018’de yayımlanan “Türk Kültüründe Vampirler: Oburlar, Yalmavuzlar ve Diğerleri” adlı kitaplarıyla tanıdığımız akademisyen Öğr. Gör Seçkin Sarpkaya, 2019 ile birlikte “Tebriz’den Masallar: İran Türklerinden Derlenen Metinler” adlı üçüncü çalışmasıyla karşımızda.

Kutlu Altay Kocaova Söyleşisi


Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz? Kutlu Altay Kocaova kimdir?

Ben okumayı, yazmayı, araştırmayı, fotoğraf çekmeyi seven bir öğretmenim… Güzel fotoğraflar çektiğimi, güzel yazılar yazdığımı düşünüyorum. Sevdiğim işi yapıyor, sevdiğim alanlarda dolaşıyorum. Bu da beni mutlu ediyor. Tabiî olarak da eşim ve oğlumla yaşadığım mutluluk da eklenince âile babalığımı da eklemem gerekir.

Umay'ın Kaderi - Seherhan Kızmaz


“Seatle Üniversitesi’nin ünlü genetik profesörü Türkleri sadece genel kültür seviyesinde tanıyordu. Çalışkan asistanı Seren’in Türk olması da ayrı bir ilgiye sebep olmamıştı. 15 asır önce Atilla’nın oğullarının mücadeleyi kaybetmesinden sonra şimdiki Macaristan denen ülkede kalan bir avuç Hun’un başına gelenler değil onu, uzman tarihçileri bile ilgilendirmeyen bir konuydu. Fakat profesör hayatındaki en önemli olayı bu Hunlarla ilgili olarak yaşayacaktı. Düşünmesi bile zor ama Türklerin ve Almanların ataları Tuna boylarındaki yeşil düzlüklerde cedelleşiyordu. Hayatın öğrettiği şey ise iki taraftan da iyi ve kötü insanların bulunduğuydu. Bir kadın bu kadar kötülükle nasıl başa çıkabilirdi? Peki, 2070’li yıllarda karşımıza nasıl bir İstanbul çıkacaktı? Bilim ve bilgelik bu kitapta ayrılmaz bir ikili olarak kader çizgimizin istikametini takip ediyor.” Prof. Dr. Osman Karatay


Kitabımızı incelemek ve temin etmek için:
https://www.kitapyurdu.com/kitap/umayin-kaderi/489182.html&publisher_id=8933
&
https://www.secaloku.com/urun/umay-in-kaderi_7960.aspx?CatId=331
&
https://urun.n11.com/roman/umayin-kaderi-P312588251

Ötekiler Günü - Mahmut Erdemir


Günümüz insanının karşılaştığı, yaşadığı sorunlara farklı bakış açılarından değerlendiren ve bunu yaparken sanki kendi kendine konuşuyormuş gibi samimi ve içten bir dil kullanan  yazar, ilk sayfadan itibaren sizi düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor.

Eser, ‘İlk Karşılaşmalar Ülkesi’, ‘Vaktin Ayak İzleri’, ‘Hayal Melal’, ‘Teori Değil Tefekkür’ ve ‘Bir İnzivayı Haklı Çıkarma Çabası’ başlıkları altında beş bölümden oluşuyor.

Kitabın tanıtım yazısında ise şu ifadelere yer veriliyor:

“Tekin Şener,  kitabında insanın düğümlerini kelimelerle çözmeye çalışıyor. Evvela hikâyenin başından, yani çocukluktan başlıyor ve zamanları, mekanları, fotoğrafları, hayalleri yan yana koyarak insanı insana yakınlaştırmanın yollarını arıyor. Türkçenin tüm lezzetini ve zarafetini metinlerine taşıyor. Her okuyana birer ümit olabilmesi niyetiyle harfleri tane tane diziyor, öbek öbek cümleler seriyor…”

Doğrusu sıkılmadan okuduğum kitaptan bazı bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum;

 “Her çocuk, başta ailesi olmak üzere yakın ve uzak çevresinden aldığı sevgiyi, nefreti, mutluluğu ve acıyı kendi varlığında büyüterek geleceğe taşır. Onlara bugün verdiğimiz iyilikler, güzellikler yarın bize katlanarak dönecektir; tıpkı kötülükler ve yoksunluklar gibi…” sh. 13.

“Birbirimize hiç benzemediğimiz hâlde, çok benziyormuş gibi yaşıyoruz.” sh. 37.

“Nimetleri ve külfetleri bol olan ciddî bir iştir bu ülkede yaşamak; onu sahiplenmek, sakini ve hamisi olmak…” sh. 50.

“İnsanın değeri, anlık onaylarla değil geniş zamandaki kabullerle tespit edilir.” Sh. 99.

“Sözünü söyledikten sonra ve önce onu hayatıyla sınamış adamın sözüne itibar et.” Sh103.

Ötekiler Günü: Dil Bahçesinde Cümle Tarhları / Karakum Yayınları/1. Baskı/149 sayfa

Mahmut Erdemir

*Bu yazı daha öncesinde http://www.tyb.org.tr sitesinde yayınlanmıştır. 

İki Ayrı Anlatı, Tek Kitap: Türk Destanlarından Kalevala Destanına


Destan dediğimiz şey, sözlü anlatı geleneğinin bir diğer ayağı. Tıpkı masallar gibi. Bir şeyi yazılı da olsa sözlü de olsa anlatır, aktarırken ya bir yerden etkilenmiş oluyoruz ya da birilerini etkiliyoruz. Her biçimde bir etkileme/etkilenme durumu kaçınılmaz. Dünya coğrafyasında her türden anlatı geleneğinde bu birbirinden etkilenme, beslenme durumu görülür.

Sözünü ettiğimiz olay geniş kapsamlı araştırmaya müsait, uçsuz bucaksız bir veri yumağı konumunda. Biz olaya Türk destanları penceresinden bakacağız. Bunu yaparken de birçok yazarı etkilemiş ve bir hayli kitapta izler bırakmış Kalevala destanından kıyaslama kısmında faydalanacağız. Sözünü ettiğimiz konuyu Dr. Ali Osman Abdurezzak, Türk Destanlarından Kalevala Destanına adını verdiği kitabında bir hayli derin bir biçimde ele alıyor.